İçeriğe geç

Eş zamanlı düşünme nedir ?

Bir Sabahın Hikâyesi: Eş Zamanlı Düşünme Nedir?

Kayseri’nin sabahı her zaman farklıdır. Sanki bu şehir her güne başka bir yudum umutla başlar. Ben de bir sabah, pencerenin kenarına yaslanmış, etrafımda her şeyin yavaşça uyanmasını izlerken, birden beynimde beliren karmaşık bir düşünce beni sarmaladı. “Eş zamanlı düşünme nedir?” sorusu bir anda zihnimde yankılandı. Bunu anlamak istedim; ama sadece mantıklı bir açıklama değil, bir his olarak anlamak…

Sabahın İlk Işıkları

İlk başta, bu düşünce bana yabancıydı. Sanki kafamın içinde onca ses birden çığlık atıyordu ama hiçbiri doğru cevabı veremiyordu. Kayseri’nin sabah ışıkları içeri girmeye başladığında, bir yandan kahvemi karıştırıyordum, bir yandan da bu karmaşık düşünceyi çözmeye çalışıyordum. Aklımda biriyle buluşmam gerektiği, yapmak zorunda olduğum işler, sosyal medya paylaşımları ve günlük yazma alışkanlığım vardı. Ama hepsi bir arada… Hepsi aynı anda zihnimde dans ediyordu.

O an fark ettim ki, eş zamanlı düşünme aslında biraz böyle bir şeydi. Farkında olmadan, birden fazla düşünce ve duygu beynimde çakışıyordu. Bir yandan “bugün nereye gideceğim” diye düşünürken, diğer yandan bir arkadaşımın mesajı geldi: “Nasılsın?” Hızla bu mesajı yanıtlarken, bir yandan da geçen hafta kaybettiğim bir fırsatın üzerimde bıraktığı hayal kırıklığını hissediyordum. Duygularım, düşüncelerimle çakıştı. Aynı anda mutluluk, endişe ve biraz da korku vardı içimde.

Birçok Düşünce Bir Arada

O gün, Kayseri’nin sabahına başladığımda, eş zamanlı düşünmenin zorluklarını derinden hissettim. Birçok şeyi aynı anda düşündüğümde, hiçbirine tam anlamıyla odaklanamıyordum. İşte o an, beynimin karmaşık yapısının nasıl çalıştığını bir kez daha anlamış oldum. Aynı anda hem geçmişin bana bıraktığı yükleri, hem de geleceğin belirsizliğini düşünüyordum. Kayseri’nin o huzurlu, sakin sokaklarında yürürken, bu karmaşıklık içinde kaybolmuş gibiydim.

Ağır adımlarla yürürken, birden küçük bir çocuk bana gülümsedi. O an ne kadar huzurlu hissettim. “Hayat bu kadar basit olamaz,” diye düşündüm. O çocuğun gülüşü gibi bir şey vardı içinde; düşündüğümüz, hissettiğimiz her şeyin aynı anda bizi ele geçirmesi. Ama bazen, bir gülüş, bir dokunuş, bir bakış, bütün o karmaşayı yumuşatabiliyor. Çocuğun basitliği ve saf bakışı, düşüncelerimi bir anlığına durdurmuştu.

Ama sonra tekrar düşündüm… Duygularımın arasında gidip geliyorum, tıpkı sabahın ışıkları gibi; sabahın aydınlık ve karanlık yanları arasında sıkışıp kalmış gibiyim. Eş zamanlı düşünme işte bu: Hep bir arada, bazen senin kontrolün dışında, ama her birinin içinde bir anlam taşıyor.

Çok Düşünmek, Bir Yük Mü?

Bu düşünceyi daha derinlemesine incelediğimde, acaba çok fazla düşünmek, insanı geriye mi götürüyordu? Sabahın saatleri ilerledikçe, bir süre durup kaybolmuş gibi hissettiğim, her şeyin üst üste bindiği bu düşünceleri sorgulamaya başladım. Eğer eş zamanlı düşünme bu kadar fazla ise, neden bir şeylere odaklanmak bu kadar zor oluyordu? Her an bir duygu, bir düşünce başka birini çekiyordu.

Hayal kırıklığı, korku, umut… Bunlar her an farklı bir biçimde hayatıma giriyordu. Ama bir yandan da şunu fark ettim: Eş zamanlı düşünmenin aslında bir güzelliği de vardı. Yani bazen bu kadar çok şeyin bir arada olması, insanı çok daha derinlemesine düşündürebiliyordu. Bir gün içinde o kadar fazla şey yaşanıyordu ki, hepsi aynı anda bir arada oluyor ve bu da hayatı daha anlamlı kılıyordu.

Bir Adım Daha İleri

O an, Kayseri’nin soğuk havası ciğerlerimi yakarken, belki de eş zamanlı düşünme de bir noktada önemli bir şeydi: Hangi düşüncenin öncelikli olduğunu anlamak. Bugün yapmam gereken işlerin tümünü bir kenara koydum ve sadece bir anlığına durakladım. O an, her şeyin üst üste bindiği anı geçirdikten sonra, bazen bir anlık duraklama, bu karışıklığın içindeki huzuru bulmama yardımcı oldu.

Evet, belki de eş zamanlı düşünme, bazen bizi çıkmaz bir sokağa sokuyor, ama bazen de hayatı daha yoğun bir şekilde yaşamamızı sağlıyor. O sabah, Kayseri’nin sabah ışıklarında, karışık bir zihinle yürürken, bu karmaşıklığı kabul ettim. Birçok düşünceyi aynı anda yaşamak, belki de yaşamanın bir yoluydu.

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

mecidiyeköy escort
Sitemap
grand opera bet giriş